23 November, 2007

SAĞLIKTA REFORM ...

AİLE HEKİMLİĞİ TÜKİYE MODELİ


Sağlık hakkının korunması, bireysel sağlıktan toplum sağlığına uzanan zorlu bir süreç gerektirir. Genel tıp hekimliği, başta Avrupa ülkelerinde olmak üzere birçok dünya ülkesinde başarıyla uygulanmakta, birinci basamağın önemi ve maliyete etkisi giderek daha iyi anlaşılmakta, yapılan reformlarla daha da yaygınlaştırılmaktadır.


Dünyada yaygınlaşan anlayışa göre temel sağlık hizmetleri tanımına birinci basamaktaki tanı ve tedavi hizmetleri ile rehabilitasyon hizmetleri de dahil edilmektedir. Temel sağlık hizmetleri konseptinin yeni modelinde aile hekimleri ana görevi üstlenmektedir.
“Sağlıkta Dönüşüm Programı” çerçevesinde yeni bir bakış açısıyla, şimdiye kadar çözülmemiş sorunlara çözüm bulma amacını gerçekleştirmede en önemli adımlardan birisi olan Aile Hekimliği Uygulaması nihayet hayata geçiriliyor. Aile hekimliği ile ilgili olarak ülkemiz insanlarının emekleriyle ortaya koyduğu değerleri dikkate alan bir anlayışla yola çıktık.
Aile Hekimliği Türkiye Modelini, geçmişte yapılan bütün çalışmaları değerlendirerek, sağlıkta önemli mesafeler kat etmiş veya bu yolda ilerleyen çeşitli gelişmiş ve gelişmekte olan ülke örneklerini yerinde inceleyerek, ülkemizin koşullarını da göz önünde bulunduran bir anlayışla hazırladık.


Geçmişi reddederek değil, geçmişi değerlendirerek yeni bir uygulama inşa etmeye çalışıyoruz. Bu amaçla çıktığımız yolda, artık Dünya ülkelerinde genel kabul görmüş aile hekimliği uygulamasının her aşamasında, uygulamanın yapılıp yapılmamasını tartışmak yerine, nasıl yapılması gerektiği konusunda ortak değerimiz olan sağlığa katkıda bulunan ve bulunması muhtemel herkesi yanımıza çağırıyoruz.


Aile hekimliği uygulaması ile ilgili tüm çalışmalar, Sağlık Bakanlığı ilgili birimlerinin, konularında uzman hekim ve öğretim üyelerinin, uzmanlık derneğinin, birinci basamakta çalışan hekimlerin geniş katılımlarıyla hazırlandı. Çalışmaya katkıda bulunan herkese, bugüne kadar ülkemizde sağlığın ve sağlık sistemlerinin gelişmesine emeği geçen bütün hükümetlerimize, gönüllü kuruluşlarımıza, ülkemize destek veren uluslararası kuruluşlara, ilgili özel ve tüzel kişilere bu vesile ile teşekkürü borç biliyorum.


Tüm milletimizi içine alan sağlıklı yaşamanın ön plana çıktığı aile hekimliği uygulamasının sağlayacağı faydalar ile hep beraber daha iyiye gideceğimiz inanç ve umuduyla hepinize saygılar sunuyorum.

30 October, 2007

YOĞUN BAKIM HEMŞİRELİĞİ ....

Sağlık Bakanlığına bağlı yoğun bakım ünitelerinde çalıştırılmak üzere nitelikli insan gücü yetiştirilmesi, bu ünitelerde sunulan bakım hizmetlerinde verimlilik ve güvenirliğin artırılması amacıyla Yoğun Bakım Hemşireliği Kursu başlatılması kararlaştırılımış 2007 yılında 2 Dönem halinde uygulanması planlanan Yoğun Bakım Hemşireliği Kursunun 2. Dönemi, Yoğun Bakım Ünitelerinde Görev Yapan Sağlık Personelinin Eğitimine ve Sertifikalandırılmasına Dair Yönerge ve Yoğun Bakım Ünitelerinde Görev Yapan Sağlık Personelinin Eğitimine ve Sertifikalandırılmasına Dair Yönergede Değişiklik Yapılması ile İlgili Yönerge esaslarına göre; Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma Uygulama Hastanesi ve Harran Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde uygulanacağı belirtilmiştir.

30 September, 2007

SAĞLIK BAKANLIĞINDA ELEKTRONİK SAĞLIK DÖNEMİ


E-Devlet, E-Sağlık, E-Maliye... derken, Internet ve bilişim teknolojilerinin her geçen gün daha fazla alanda kullanıma geçtiğini görmekteyiz. En azından bu kelimelerin bizler için oldukça iyi anlamlar taşıdığını, bu uygulamaların hayatımızı kolaylaştıracağını ümit ettiğimizi söylemek yanlış olmaz.

22 September, 2007

Oruç Tutanlar İçin Sağlık Beslenme Önerileri


1 – Ramazan ayı süresince yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir.
2 – Ramazan ayında öğünler; sahur ve iftarda iki ana öğün ile, iftardan sonra 1-1.5 saat aralıklarla iki ara öğün şeklinde düzenlenmelidir.
3 – Oruç tutanların mutlaka sahur yapmaları sağlığın korunması açısından önemlidir. Sahur yemeğinde süt, yoğurt, peynir gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, sebze ve zeytinyağlı yemeklerden oluşan bir öğün tercih edilmelidir. Ancak gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi; aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile unlu gıdalardan uzak durulması uygundur.
4 – İftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanılması, 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edilmesi uygundur. Yine enerji veren ancak kan şekerini dengeli bir biçimde yükselten besinler (beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi glisemik indeksi yüksek olan gıdalar yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna gibi posalı besinler) tercih edilmelidir.
5 – Günde ortalama 2- 2,5 litre su içmeye, bununla birlikte enerji verirken sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve suları, soda, sebze suları vd. içmeye özen gösterilmelidir.
6 – İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi vb.) veya meyve tatlıları tercih edilmelidir.
7 – Yemekleri hızlı yemekten kaçınmalı, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek yenilmelidir.
8 – Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra birer saat ara ile her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenilmelidir.
9 – İftar yemeğinden hemen sonra televizyon veya bilgisayar karşısına geçmek, koltukta dinlenmek yerine biraz hareket etmek, kısa mesafeli yürüyüşler yapmak sindirime yardımcı olması açısından yararlı olmaktadır.
10 – Ramazan ayında yemeklerin pişirme yöntemleri de çok önemlidir. Özellikle ızgara, haşlama ve fırında yapılan yemekler tercih edilmeli, kavrulmuş, tütsülenmiş ve kızartılmış besinlerden uzak durulmalıdır.
11 – Beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için, yemeklerde lif oranı yüksek gıdalar (kurubaklagiller, kepekli tahıllar, sebzeler) ve ara öğünlerde de taze ve kuru meyveler, ceviz, fındık, badem gibi kuru yemişler tercih edilmelidir.

21 August, 2007

Sağlıklı Yaşam Adına Lezetli Bir Balık Yemeğine Kim Hayır Diyebilir …

Sağlığını Düşünen, kolestroli olan vede fazla kilolardan dolayı yemek yiyememe zevkinden mahrum kalan herkesi buraya davet ediyorum.
Güzelmi güzel, görünümü olduğu kadar lezetide tartışılmaz bir balık yemeği nasıl yapılır. Sadece görünümü değil, damak tadına ve sağlığa hitap eden ayrıca herkesin rahatlıkla yiyebileceği bir balık yemeğinin hazılanışı sizlere anlatmaya çalışalım.

FIRINDA BALIK YEMEĞİ
MALZEMELER
*2 Kg. Balık ( İncikefal)
*1 Su Bardağı Zeytinyağı
*1 Yemek Kaşığı Kimyon
*1 Yemek Kaşığı salça
*1 Tatlı Kaşığı Tuz
*1 Tatlı Kaşığı Karabiber
*1 Tatlı Kaşığı Pul Biber
*1 Çay Bardağı sıcak su
*1 Baş Kuru Soğan
*3 Adet Domates
*3 Adet Patates
YAPILIŞI
Önce Malzemeleri kısık ateşte tavada karıştırarak sos haline getirelim. Büyük bir tepsiye yağı döktükten sonra daha önceden temizlenen balıkları tepsiye yerleştirerek hazırlamış olduğumuz sosu her tarafa gelecek şekilde iyicene döküyor ve dilimlemiş olduğumuz soğan ,domates ve patatesleri Tepsinin içine yerleştiriyoruz. Bu işlemler tamamlan dıktan sonra tepsimizi fırına yerleştiriyoruz. Yaklaşık olarak 40- 45 Dakika fırında kaldıktan sonra çıkarıp servis yapıyoruz. Şimdiden Afiyet olsun

İşe ilk önce balıkları yakalamakla başlamak lazım tabi

FIRINDA BALIK YEMEĞİ
1– İlk öce balıkları yakalamak lazım tabi…
Buluduğumuz yöreye has bir balık olan ve sadece Van Gölünde yaşayan İncikefal balığını yakalamk ile başlamamız gerekir. Evet İşte oltanın ucunda 2 adet balık fırında pişirilmek üzere yakalanan yemeğimizin ilk ve ana malzemesi…

2– Van gölü kenarıda o güzelim mistik havada balık yakalam zevki, serin hava vede eşsiz güzel göl manzarası ile bütünleşen güzel bir ortamda balık yakalamaya devam ediyoruz…


3– Yeteri kadar balık yakaladıktan sonra malzamelerimiz hazırlayarak tutmuş olduğumuz balıkları temizledikten sonra tepsiye yerleştiriyoruz…

4– Üste göründüğü gibi malzemeler harılanıp tepsiye yerleştirildikten sonra en yakın fırına pişirilmek üzere görürülür.

5– Fırında pişirilen yemek artık servise hazılanmıştır …
PİŞİRİLMİŞ VE SEVİSE HAZIR HALİ -


6– Tabiki bu tatlı zahmetten sonra bizede afiyetle yemek düşer. Herkese tavsiye ediyorum. Kesinlikle görünümü kadar lezetti de tartışılmaz …


– BÜTÜN İŞLEMLER BİTTİKTEN SONRA AFİYETLE YİYEBİLİRSİNİZ -

09 February, 2007

HAYVANLAR ALEMİ

KURTLAR HAKKIDA NE BİLİYORUZ
What do Wolves look like?

Wolves resemble German shepherd or malamute dogs physically, though wolves have longer legs, bigger feet, bigger heads and longer snouts than do similar sized dogs. Wolves do vary a great deal in size, and most male wolves weigh between 50-100 pounds and females usually weigh between 40-90 pounds. Wolves come in a variety of colours, from pure white to solid black, although most are a grizzled grey-brown colour, like the one in the photo above. Wolves tend to have very thick coats that consist of a soft, insulating undercoat and long guard hairs that repel moisture. Most wolves have golden-yellow eyes.

TÜRKÇE AÇIKLAMASI

Kurtlar, Neye Benzer?

Kurtlar, Alman çoban köpeklerine benzemesine rağmen vücutça çok seri hareket eder ve avının peşini bırakmaz
Daha uzun bacaklar , büyük ayak , büyük başlar ve daha uzun hayvan burnlarına benzer boyutu ayarlanmış köpekleri anımsatıryor ancak köpeklerden çok farklı bir yapıya sahiptir
Kurtlar, büyüklükte çoğu değişir , ve en büyük erkek kurtlar, 50-100 kg. arasında tartar
Ve dişiler, 40-90 Kg. arasında ekseriyetle tartar. Kurtlar, renklerin bir çeşitliliği
Katı siyaha saf beyazdan , çoğu üzülünmüş bir kurşuni renkte hayvan-kahverengi renk olmaktadır Fotoğrafta. Kurtlar, yumuşak , bir yalıtıcından oluşmakta ve vucudunu saran tüyler onu hava koşullarına karşı korumaktadır. Çoğu kurtların, altın sarısı bir tüyü bulunmaktadır.

What do wolves Eat?

Wolves are carnivores, meaning that most of their diet consists of meat. Wolves are primarily predators of large mammals, and these animals make up most of a wolf's diet. Wolves will also eat smaller animals, but overall, most of their food comes from ungulates (hoofed mammals). Wolves will also scavenge food, and will (rarely) prey upon domestic livestock.

TÜRKÇE AÇIKLAMASI

Kurtlar, Ne Yer?

Kurtlar, etoburlar , diyet oluşması etlerinin anlam o çoğudur. Kurtlar Geniş memeli hayvanların yırtıcıları ve bu hayvanlar, bir kurtun diyetinin çoğuna ilk olarak hazırlanır. Kurtlar, daha küçük hayvanlar hatta yeyecek , fakat etraflı , yiyeceklerinin çoğu, gelir. Kurtlar, yiyecek hatta çöpçülük edecek , ve, çöpçülük eden Evcil vaya yabani av ile beslenin Çiftlik hayvanlarını ise daha çok sever. Özellikle küçükbaş hayvanlar.

DİĞER HAYVANLAR

-BOZ AYI- -KURTLAR- -BAŞAK- -KUNDUZLAR- -DAĞ ASLANI- -KANADA GEYİĞİ-

02 February, 2007

KIŞ MANZARASI

MEMLEKETTEN KIŞ MANZARALAR




20 January, 2007

07 January, 2007

24 December, 2006

MALUM KURBAN BAYRAMI YAKLAŞTI;




ADANA’da kurulan hayvan pazarında satıcılar, BİTLİS, VAN Ağrı ve MUŞ’tan getirdikleri kurbanlıkları satmaya çalışıyor. BİTLİS'li Hatip KOYUNCU, her yıl ADANA'ya kurbanlık büyük baş ve küçükbaş hayvan getirdiğini, ancak bu yıl işlerin çok kötü olduğunu söyledi. Satışların her geçen yıl daha da kötüye gittiğini ve hayvancılığın bitme noktasına geldiğini savunan KOYUNCU “Vala bu işi yapıyoruz ama işlerinde öyle o kadar iyi gittiğini söylüyemeyiz . Aşıları, bakımları ve yemleri bize çok masraflı oluyor. Büyük bir umutla beklediğimiz Kurban Bayramı’ndan da umduğumuzu alamıyoruz. Yemin kilosu bir yıl içerisinde ikiye katlanıyor. Ancak danaların fiyatı geçen yıl ile aynı. 9 yıldır yaptığım hayvancılığı bırakma aşamasına geldim” dedi. Danaların fiyatlarının 875 YTL ile 3,5 bin YTL arasında değiştiğini belirten Ağrılı satıcı Muzaffer KOYUNCU da, fiyatların çok yüksek olmadığını, emeklerini ancak karşıladığını kaydetti. VAN'lı satıcı Taner AYDIN ise, müşterilerin fiyatların düşmesi açısından bayramın ilk gününü beklediğini söyledi. Koyun fiyatlarının 165 ila 450 YTL arasında değiştiğini ifade eden AYDIN şöyle devam etti: “Van'da bile bu fiyatların üstünde satış yapıldığını idda ett. Çünkü uzak kentlerden getirilen hayvanları geri götürmek istemediğimiz için fiyatları biraz düşürüyoruz. Ayrıca, vatandaşlarımız evinde bakacak yer sorunu olduğu için son gün alışveriş yapıyor. diye devam etti.”



Herkese Şimdiden Hayırlı Bayramlar...

15 December, 2006

HAYATA DAİR

Sigaramı Yakacak Kimse Yokmu
ACABA ATEŞ NASIL YAKILIR

1- Ateşin oluşabilmesi için kıvılcım veya çok yoğun ısı ve bunların hemen tutuşturabileceği kav denilen malzemeye ihtiyacımız vardır. Ateşin yakılmasında iyi havanın önemi inkar edilemez. İyi havalarda edineceğimiz ateş yakma deneyleri ile ancak yağmurlu ve nemli havalarda bunu başarabiliriz.Tabiattan ateş yakabilmemiz için gereken malzemeleri kolaylıkla bulabiliriz. KAV Bir kıvılcımla dahi kolayca tutuşabilecek malzemedir.Hafif , gevşek ve kuru ağaç kabukları,kuru otlardan ince ve küçük parçalar,kuru yosunlar,küçük kuş yuvalarındaki tüyler ve çeşitli kuru bitki lifleri kav için idealdir.Kav bulamadığımız taktirde kuru pamuklu giysilerimizi ince liflere ayırarak elde edeceğimiz pamuk yığını iyi bir kavdır.Kuru gazete kağıdı lifleride bir kavdır.Benzin,fişek veya mermi mühimmatıda dikkatli kullanılırsa iyi bir tutuşturucudur

2- Kuru mantarların dış kabukları atıldıktan sonra içteki destek lifleri kav için kullanılır.Kuru otlardan hazırlanmış yığındaki lifler çok çabuk ateş alabilir.Yağışlı havalarda ağaç kabuklarının içi,ölü ağaç gövdelerinin içi iyi kavdır.Kuru ve ölü yusunlar iyi kavdır.En iyi yosunları ağaç gövdeleri üzerinde bulabilirsiniz.Kuru yapraklar bütün veya parçalanmış olarak kullanılabilir.Buna benzer yapraklara rasladığınızda varsa naylon torbaya koyarak yanınızda bulundurun. Kavın Tutuşturulması Hazırladığıız kavı eğer elimizde bir parça çelik(cep çakısı gibi) var ise doğada sık bulunan çakmaktaşına vurarak çıkan kıvılcımla tutuşturabiliriz.Bu kıvılcımla en iyi pamuk tutuşmaktadır.Hafif yanmayı yavaş üfleyerek desteklemek gerekir.
3- Fotoğraf makinası veya bir dürbünden sökebileceğimiz ince kenarlı bir mercek ile güneş ışınlarını kav üzerinde odaklayarak kavı tutuşturabiliriz.Hafif yanmayı yavaş üfleyerek desteklemek gerekir.
4- Ağaçtan imal ettiğimiz yay ve matkap kullanarak kavı tutuşturabiliriz.
5- Yukardaki şekilde gibi bir yay ,bir ağaç çubuk,avucumuzu korumak için bir matkap başı ve bir ateş tahtası hazırlanacaktır.Ateş tahtası ve matkap kavak türü bir ağaçtan olması tercih edilir.Ateş tahtası 5cm kalınlığında,matkap tahtası 30-40 cm uzunluğunda , yay 75 cm uzunlukta ve 2 cm kalınlığında olmalıdır.Matkap çubuğunun, matkap başı içinde en az sürtünme ile dönmeli ve bu yer yağlanmalıdır.
6- Her iki ağacında kuru olması ve ölü ağaçlardan alınması gereklidir.Ateş tahtası üzerinde yapılan V şeklindeki çentik en önemli noktadır.Bu çentiğin matkap ucunun temas ettiği noktanın merkezine kadar açılmış olması gerekir.
7- En pratik duruş,sağ dizimizi yere koyarken sol ayağımızın ucu ile ateş tahtasının hareket etmesini önleriz.Sol elimizin avucu içindeki matkap başı ile matkap çubuğunu ateş tahtası içindeki kertiğe bastırırız.Sağ elimizde olan ve matkap çubuğunun üstüne bir kere dolanmış yayı ileri geri hareket ettiririz.
8- Yayı sanki testere ile tahta keser gibi ileri geri hareket ettirin.Tahta yeterince ısındığında duman çıkmaya başlıyacaktır.Döndürmeyi hızlandırdığımızda sol elle matkap üzerindeki basıncı artırmalıyız.Daha çok duman çıkmaya başlarken,ateş tahtası altına koyduğumuz ince plaka üstüne siyah renkli toz dökülmeye başlıyacaktır.Bu yığın yeterli miktara ulaştığında delgi ve tahtayı ince plaka üzerinden kaldırıp,bu siyah yığına elimizle yavaşça yelpaze yapmalıyız.

05 December, 2006

ÖZLÜ SÖZLER

*Sizi tatlı kılacak kadar yeterli mutluluğunuz olsun,
güçlü kılacak kadar acı deneyiminiz, insan kılacak
kadar üzüntünüz, ve sizi mutlu kılmaya yetecek kadar
umudunuz olsun.

* Daima kendinizi başkalarının ayakkabılarına koyun.
Eğer ayaklarınız acıyorsa, o kişininkiler de acıyordur.
En mutlu kişiler, herşeyin en iyisine sahip olanlar değildir,
onlar karşılarına çıkan herşeyin değerini en iyi bilenlerdir.

* Mutluluk; ağlayanlar, incinenler, araştırma yapanlar,
ve çabalayanlar için vardır, çünkü böyle insanlar hayatlarına
giren her insanın önemini takdir edenlerdir.

* Kahkaha ruhun dansıdır.

* Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar,
bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk insanın boyu
hizasındadır.Konfiçyüs

* İyi geçirilmiş bir günün, mutlubir uyku getirmesi gibi;
iyi yaşanmış bir hayat da mutlu bir ölüm getirir.
Leonardo da Vinci (1452-1519)

* Ayakkabılarım olmadığı icin üzülürdüm, ta ki sokakta
ayakları olmayan adamı görene kadar Balzac


* Karamsar olmak zor değil. Zor olan, çılgın bir
firtınadan sonra gökkuşağı gibi gülümseyebilmektir.

* Benim mutluluğum şundan ileri geliyor: Sahip olduğum
şeyler için seviniyor, Sahip olamadığım şeyler üzerinde
düşünmüyorum.


* Gülmek için mutluluğu beklersen tebessüm bile
edemeden ölürsün.

* Bol bol gülümse, hem maliyeti sıfırdır, hem de
bedeline paha biçilmez...

* Başarı istediğini elde etmek, mutluluk ise elde ettiğini
sevmektir...

* Her zaman mutluluğun doruğundayken gülünmez.
Bazen sırf hayata gıcıklık olsun diye uçurumun
kenarındayken bile gülümseyeceksin.

* Akılsız adam mutluluğu uzaklarda, akıllı ise o'nu
ayaklarını altında arar...

04 December, 2006

SÜPHAN DAĞI

ŞİİR RUHLU ARKADAŞIMA....

MEKTUP

Ya işte böyle gözüm, bakıyorum da şunlara , şaşıyorum. Canım sıkılıyor, Allah canımı alsın. Zengin babaları sayesinde, lüks arabalarla, Gündelik sevgili değiştiren, Aşkı ve sevdayı iki öpücük zannedenlere kızıyorum. Kızdığım gibi de acıyorum. Bana ne diyemiyorum işte. Takıyorum kafama. Bölüyorum uykularımı. Çünkü bu gençlik bizim bizim.. Anlat anlat diyorsun ya ikide bir, Yaralı yüreğimle yaralamak istemezdim seni. Ama sevda ne demek, ama gönül ne demek, Vefa ne demek ve ben seni nasıl sevmişim vay vay ki vay. Ben , insanların toprakla haşır neşir olduğu, Çocuklarına helal lokma için terlerini toprağa akıtan, Eli nasırlı mı nasırlı, yüzü güneş yanığı, Gönlü ezelden yanık, güneşin toprakla öpüştüğü, Buram buram dert, buram buram hasret, Buram buram sevda kokan, Hürriyet sevdalısı milyonlarca gençten biriyim. Anam, abdestsiz göğsünü vermemiş bana, Ola ki Allah'a ola ki Vatana, Ve ola ki sevdiklerine ihanet eder diye. Anamın ak ve helal sütünden midir nedir? Vefasızlığın v' si yoktur kitabımızda. Hele güzelim sevdiğini yarı yolda bırakmak Nankörlüğün ve namertliğin en adisi budur işte. Gönül dersen gönül, yürek dersen yürek, aşk dersen aşk, Bırak duygularımı yüreğimde. Yüreğimde bul kendini. Gel gör ki nasıl sevmişim seni, vah vah. 18'inde deli taylara benzer kızlarımız, Geçit vermez yüce dağ gibi heybetli, Şahin bakışlarında mertlik ama yufkadır yürekleri. Onlar ki sevdiklerine toprak kadar vefalı Onlar ki sevdiklerine gün gibi, güneş gibi sadık, Kardelen çiçekleri kadar sabırlı, Ki onlarda iffet, ki onlarda edep. Onlar sevdiler mi başka severler güzelim. 21.asırda ne Karacaoğlan' ı ne Köroğlu' nu Ne de Ferhat'ı aratır yiğitlerimiz. Gönül, bu ya hep ulaşılmaz, erişilmez dallara bağlanır. Çile ise çile dert ise dert, pes etmek mi asla. Ve yiğitliğin kitabı yazılmaz gülüm. Yiğitlik yürekte gönülde gizlidir. Yiğitlik sadece bilekte değil. Bizi biz eden bizi farklı kılan bu düşüncemiz bu gönlümüz. Çünkü biz sevdiğimizi iki öpücük niyetine değil, Allah'ın bir emanet kuşu bilip, Bir ömür boyu aynı yastıkta bir ömür sürmek için severiz. Ben sevdiğime gel dediğim vakit dağları yırtıp gelen, Git dediğim vakit kaşlarını çatmadan, arkasına bakmadan gidendir. Zannetme ki korkudan, edepten, gönülden, sevgiden. İşte güzelim, diyorum ya iki de bir, gönül dersem gönül, Yürek dersem yürek, aşk dersem aşk, Bırak duygularımı yüreğimde, yüreğimde bul kendini. Gel gör ki nasıl sevmişim seni vah vah.

29 November, 2006

25 November, 2006

23 November, 2006

ZOR GEÇİT


Sen, şu evvelce de yazdım:
Siyah gömleğinde ince...
Olmuyor ki ha deyince
Hayat bütün bütün zalim.

Devran döner. Âdem-Havva üstüne,
Dünya evlilikle baki.
Ama hayat dedikleri
Güçleşmekte günden güne.

Seni, beni üzen dertte
Çarpar bir milletin kalbi,
Halkın çoğu bizim gibi
Bunun lafını etmekte.

Geçer, hepsi geçer elbet;
Daralmış gönüller ferahlar.
Gelir o eski sabahlar,
Memleket eski memleket.

ŞİİR DÜNYASI

Aslıma karışıp toprak olunca

Çiçek olur mezarımı süslerim

Dağlar yeşil giyer bulutlar ağlar

Gök yüzünde dalgalanır seslerim

Ne zaman toprakla birleşir cismim

Cümle mahluk ile bir olur ismim

Ne hasudum kalır ne de bir hasmım

Eski düşmanlarım olur dostlarım

Evvel de topraktır sonra da adım

Geldim gittim bu sahnede oynadım

Türlü türlü tebdilata uğradım

Gahi viran şen olurdu postlarım

Benden ayrılınca kin ve buğuzum

Herkese güzellik gösterir yüzüm

Topraktır cesedim güneştir özüm

Hava yağmur uyandırır hislerim

Alemler alemi ölçer biçerler

Hamını hasını eller seçerler

Bu dünya fanidir konar göçerler

Rahmi der ki gel barışak küslerim